Kurumsal Sosyal Sorumluluk ve Sürdürülebilirlik Vizyonunun Yeni Odak Konuları (2)

25 Eylül 2015 tarihinde Sürdürülebilir Kalkınma Zirvesi’nde Birleşmiş Milletler üye ülkeleri, 2030 yılına kadar yoksulluğu sona erdirmek, eşitsizlik ve adaletsizlikle mücadele etmek ve iklim değişikliğinin üstesinden gelmek için belirlenen 17 ana-başlığı kabul etmiştir. İşbu “Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri”, tüm dünyanın 2015 yılına kadar yerine getirmek için taahhütte bulunduğu Binyıl Kalkınma Hedefleri’nin üzerine inşa edilmiştir. 2000 yılında kabul edilen ve yoksulluğu, açlığı, hastalıkları, toplumsal cinsiyet eşitsizliğini ve su ile sanitasyona erişememeyi azaltmak gibi pek çok konuyu ele almıştır. Binyıl Kalkınma Hedefleri’nde çok önemli ilerlemeler sağlandı. Bu ilerlemeler, hedefler ve amaçlarla desteklenen birleştirici bir gündemin değerini göstermiştir. Ancak, kaydedilen ilerlemelere rağmen, yoksulluk hala herkes için sona ermedi. Yeni Küresel Hedefler’in kabul edilmesi, daha geniş sürdürülebilirlik gündemi Binyıl Kalkınma Hedefleri’nin de ötesine giderek yoksulluğun ana nedenlerine çözüm bulmayı ve evrensel bir ihtiyaç olan herkes için fayda sağlayan sürdürülebilir kalkınmayı amaçlamaktadır.

sgh

Sürdürülebilir Kalkınma’nın küresel iş liderleri tarafından sahiplenilmesi, kolektif hareketin gücünden yararlanarak, kurumların küreselleşmenin zorluklarını ortadan kaldırmaya destek olmaları için, ‘sorumlu kurumsal vatandaşlık ve sürdürülebilir kurumlar’ kavramını yaygınlaştırmaya çalışmak anlamına gelmektedir. Bu sayede, gerek Türkiye içinde gerekse uluslararası düzeyde özel sektör ve diğer sosyal paydaşlar ile işbirliğinin gerçekleştirilerek sürdürülebilir ve kapsayıcı bir küresel ekonominin imkânlarının kullanılması genel olarak hedeflenmektedir.

 

2016 yılının ikinci çeyreği itibariyle, Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin yön vermeye çalıştığı ekonomik, sosyal ve çevresel gelişimin küresel iş dünyasına bir momentum sağlamak konusunda son derece etkin olduğu görülüyor. SABMiller gibi sürdürülebilirlik konusunda lider ve öncü girişimlerde bulunan küresel şirketlerin tedarik zinciri üzerinde -‘Afrika Tedariği Projesi’ örneğinde olduğu gibi- sürdürülebilir kalkınma hedeflerini önceliklendirerek uygulamaya ve raporlamaya yöneldiğini fark ediyoruz. Daha önce, SABMiller’ın özet halinde yayımladığı ve dipnotlar seviyesinde derlediği “Sürdürülebilir Kalkınma” broşürlerinin hedeflere ilişkin olarak “2016 Sürdürülebilir Kalkınma Raporu”na dönüşmesi ve raporda tüm kurumsal sosyal sorumluluk uygulamalarının sürdürülebilir kalkınma başlıklarına göre haritalanması önemli bir gelişmedir. Bu gelişme sadece biçimsel ya da tasarımsal bir uyumluluğu değil stratejilerin belirlenmesindeki önceliklerin görünür kılınmasını ve kapsayıcılığın ölçülebilmesini de sağlıyor. Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri doğrultusundaki sektörel hareketliliğin -örneğin Heineken gibi sektördeki diğer aktörlerin de- akord olmasına, tüm sektörlerdeki kurumsal sosyal sorumluluk uygulamaları ile sürdürülebilirlik perspektifinde yeni bir eşleşme ve momentumun dengelenmesine de güç veriyor.

 

SABMiller’ın Sürdürülebilirlik Stratejisi ve SDGs Haritalaması

 sabmiller_global-goals-infographic

Çin Halk Cumhuriyeti gibi dünya nüfusunun beşte birine sahip ülkelerde, bir mecburiyet olarak, “Sürdürülebilir Gelişim Hedefleri”nin implamantasyon sürecinin çok daha aktif, etkin, belirgin ve Birleşmiş Milletler Kalkınma Ajansı tarafından övülür derecede tutarlı olması gerekmektedir. Kamusal uyumluluk sürecinde Çin Halk Cumhuriyeti hükümetinin, sivil toplum kuruluşlarının ve akademisyenlerinin şu an en tutarlı projelere imza attığını ve sürdürülebilir kalkınmadaki 17. hedef olan “işbirliği” nosyonunu başarıyla kullandığını görmekteyiz.

 

Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri’nin Birleşmiş Milletler Küresel Ağı (UNGC) tarafından “dünyayı değiştirici” önemde görülen bir üst-başlık olduğu da aşikârdır. Entegre sürdürülebilirlik raporlaması konusunda tam yetkin danışman kuruluşlardan olan Küresel Raporlama İnsiyatifi (GRI) onay sistematiğine “Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri Haritalaması”  seçeneğini kapsayıcı bir “hizalama-eşleştirme” danışmanlık hizmeti olarak eklemiştir.

 

Sonuçta, “Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri”ne ait tüm başlıklar ve bu başlıklara ait alt-başlıklar dünyanın geleceğini belirliyor. SUCSR Sürdürülebilirlik Uzmanları olarak ortak görüşümüz; 2020-2025 döneminde “Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri”nin implamantasyonunun tüm dünyadaki tek belirleyici üst-strateji ve onarıcı aksiyomatik şeklinde yer tutacağı ve liderlik nosyonunun “Sürdürülebilir Kalkınma Hedefleri”nden bağımsız düşünülemeyeceğidir.

 

#sucsr #sustainability #sustainabledevelopmentgoals #sdgs #corporatesocialresponsibility

 

 

 

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir